Takısız Ad (isim) Tamlaması Var mı?

  • 249 Kişi Okudu
  • Aralık 28, 2016
    • “TAKISIZ AD TAMLAMASI” SORUNU

    Prof. Dr. Hamza Zülfikar

    Okul kitaplanna öteden beri kaynaklık eden T. Nejat Gencan’m Dilbilgisi[1] adlı kitabı isim tamlamalarını üçe ayırır. T. N. Gencan, “tamlama” yerine genellikle “takım” sözünü kullanır. Öte yandan eksiz tamlama kavramını ifade ederken “ek” sözünün yerine “takı” sözünü tercih eder.

    1. N. Gencan, konu ile ilgili olarak “Ad takımları, takı alışlarına göre üçe ayrılır.” der. Ayırmayı ise şöyle örnekler:

    “1. Sevim’in kalemi

    1. Yazı kalemi
    2. Altın kalem
    3. N. Gencan, “üçüncü türlü ad takımı” adını verdiği bu tamlamaya ayrıca, “takısız tamlama” da demektedir. Açıklamaları şöyle sürer:

    “Demir çubuk, bakır kap, yün çorap, tunç bilek, taş yürek…

    Takımı kuran sözcüklerin ikisi de takı almıyor.

    Bu takımlar anlam bakımından ikiye ayrılır:

    1. Tamlayıcı asıl adın neden yapıldığını gösterir:

    Mermer saray, kerpiç duvar, ipek entari, tahta sandık, lâstik top, taş köprü, bakır mangal, keten gömlek…

    1. Tamlayıcı asıl adın neye benzediğini gösterir:

    Aslan asker, tunç bilek, taş yürek(li), tilki çocuk, sırma saç, demir pençe, çelik irade, melek insan, şeytan adam… (110. s.)

    Görüldüğü gibi T. N. Gencan, her iki öğesi ek almayan tamlamaları aynı yapıda olan sıfat tamlamalarından ayırmaya çalışıyor ve bunları bir tür isim tamlaması sayıyor.

    Takısız Ad (isim) Tamlaması Var mı?

    T.N.Gencan’ın Dilbilgisi adlı kitabında işlediği bu konu, 1969 yılından günümüze kadar tartışılagelmiştir. “Takısız tamlama” ile ilgili bir eleştiriyi 1969 yılında Mustafa Güveli[2] yapmıştır. M.Güveli, Türk Dili dergisindeki kısa yazısında demir çubuk, tunç bilek örneklerini vererek bunların sıfat tamlaması olması gerektiği üzerinde durmuş ve sözünü şöyle bitirmiştir: “Şimdiye kadar sıraladıklarımız kuşkusuz kendi kişisel görüşümüzdür. Önemli olan dilbilimcilerimizin bu konuda neler düşündüğüdür. Dileğimiz bunu öğrenmektir.”

    M.Güveli’ye daha sonra T.N.Gencan[3] cevap vermiştir. T.N. Gencan’m bu yazısı doyurucu ve inandırıcı değildir.

    Konunun tartışılmasına Muzaffer Kamadan da katılmıştır.[4] M.Güveli’nin yukarıdaki uyarısına rağmen, “takısız ad tamlaması” bir tamlama türü olarak dil bilgisi kitaplarında yer almaya devam etmiş, dershanelerde bu konu öğretilmiş, “takısız ad tamlaması” ile ilgili, sınavlarda sorular sorulmuştur.

    Son yıllarda konu yine gündeme gelmiştir. Çağdaş Türk Dili dergisinde Semra Hamt[5], 1992’de “takısız ad tamlaması”nı sıfat tamlaması olarak nitelemiştir. Ayrıca Ali Türkseven[6], “takısız ad tamlaması” türünün sıfat tamlaması olduğunu savunur, doyurucu bilgiler verir. Bu yazılardan ilkine Süreyya Eryaşar[7] karşı çıkmaktadır. Tartışmaya bir de Osman Bolulu8 katılmıştır.

    O.Bolulu, A.Türkseven’in tutumunu eleştirirken Süreyya Eryaşar’ın iddialarında da eksiklikler bulunduğunu belirtir.

    Görebildiğim kadarıyla iki kelimenin de ek almadığının örneklerini ilk defa A. Cevat Emre veriyor.9 O, “İyelik Takımı ve İlgi Takımı” adını verdiği belirtili ve belirtisiz isim tamlamalarından bahsederken Orhon yazıtlarında “Türk budun.” Divanii Lûgati’t-Tiirk’te “tivi kuş” (deve kuşu) ve Kutadgu Bilig’de “arpa aş” biçiminde geçen örnekleri hatırlatıyor. Onun buradaki amacı yeni bir tamlama türü ortaya atmak değil, iyelik ekli belirtisiz isim tamlamalarını verirken eksiz kullanılan örneklerin de varlığından söz etmektir. (112. s.)

     

    Eksiz tamlamanın varlığım 1954 yılında savunan gramercilerden biri de Vecihe Kılıçoğlu (Prof.Dr. Vecihe Hatiboğlu)’dur.[8] Daha çok Kadıköy, Top- kapı, Çarşıkapı gibi yer adları üzerinde duran Kılıçoğlu, bu tür örneklerin asıllarmın Kadıköyii, Topkapısı, Çarşıkapısı olmalarına rağmen iyelik ekini yitirip Kadıköy, Topkapı, Çarşıkapı biçiminde yaygınlaştığına dikkat çekmekte, bunların eksiz iki isimden kurulmuş tamlamalar olduğunu savunmakta, bu özelliğin dilin kendi yapısıyla ilgili olduğunu ileri sürmektedir.

    Okul kitaplarının kaynak olarak seçtiği bir başka kitap, yöneten ve yayıma hazırlayanlar olarak Prof. Dr. Doğan Aksan, Neşe Atabay, Dr. İbrahim Kutluk ve Sevgi Özel’in ortaya koyduğu Sözcük Türleri /’dir.1‘ Bu çalışmada konu, “Takısız Tamlama” başlığı altında ele alınmıştır. Tanımı, “Anlam yönünden birbirini bütünleyen adların kurduğu, tamlayan ve tamlananın ek almaksızın oluşturduğu tamlamadır.” diye verilmiştir.

    1. N. Gencan’ın “üçüncü türlü ad takımı” adını verdiği bu kavram, Sözcük Türleri /’de “takısız tamlama” adıyla karşılanmış ve yedi grupta toplanmıştır:

    “1. Tamlayan, tamlanan olan adın neden yapıldığını gösteriyor: yün çorap, pamuk yorgan, altın bilezik, tahta masa, çelik dolap gibi.”

    “2. Takısız tamlamada, tamlayan, tamlananın neye benzediğini mecazlı olarak gösterir: kiraz dudak, yufka yürek, dev adam, elma yanak, gül hatır gibi.”

    “3. Yer adı kurar ve çoğunluk birleşik sözcük biçimindedir: Çankaya, Pa- mukkale, Beşiktaş, Fenerbahçe gibi.”

    “4. Takısız tamlama akrabalık ve san adları kurar: erkek kardeş, kız kardeş, üvey baba, Bay Ali, Bayan Ayşe, Savcı Mehmet, Doktor Emre gibi.”

    “5. Takısız tamlama biçiminde kurulmuş deyimler vardır: kepçe kulak, armut kafa, karga burun gibi.”

    “6. Yer yön bildiren tamlamalar da vardır: ön oda, alt yol, sağ el, arka kapı, üst kat, ön balkon, aşağı kat gibi.”

    Bu maddeye sayfa altında bir not eklenmiştir. Nottaki açıklama şöyledir: “Bu tamlamalarda, tamlayan olan ad, bir başka adı nitelediği için sıfat görevindedir.”

    1. Osman Bolulu, “Türkçede Takısız Ad Takımı Vardır”, Çağdaş Tiirk Dili sayı 88, 1995.
    2. Cevat Emre, Türk Dilbilgisi, TDK, 1945.

    “7. Sıra sayıları sıralanışı, takısız tamlama biçiminde olmaktadır: on beş, iki bin beş yüz lira, elik yedi kuruş, üç litre gibi.” Bu maddeye ise “6. ve 7. maddelerdeki tamlamalar sıfat tamlamasıdır.” diye bir cümle eklenmiştir. (56. s.)

    Verilen bu bilgilere karşılık Tahsin Banguoğlu10 [9] [10], Ana Hatlarile Türk Grameri adlı eserinde tamlamaları “izafet” başlığı altında ele almış, “izafet” diye adlandırdığı tamlamayı “tayinli izafet” (evin bahçesi), “tayinsiz izafet” (bahçe kapısı) diye ikiye ayırmış, takısız ad tamlamalarından söz etmemiştir. (29. s.)

    Aynı durum T. Banguoğlu’nun Türkçenin Grameri[11], adlı eserinde de görülür. Burada da isim tamlamasını “adtakımı” adı altında ele alır ve “belirli adtakımı”, “belirsiz adtakımı” diye örnekleri iki grupta toplar, takısız ad tamlamasını kabul etmez.

    Takısız ad tamlamasını kabul etmeyen dil bilginlerinden biri de M. Ergin’dir[12]. “İyelik Grubu ve İsim Tamlaması” başlığı altında konuyu ikiye ayırır. Tamlayanı ekli olan isim tamlamasına “belirli isim tamlaması”, tamlayanı eksiz olan isim tamlamasına da “belirsiz isim tamlaması” der. (342. s.)

    Haydar Ediskun[13] da takısız ad tamlamasını kabul etmeyen gramercilerdendir.

    1. Ediskun, “kimi dilbilgisi kitapları takısız tamlama adı altında üçüncü bir isim takımı kabul etmekte ve mermer saray, tahta sandık, lâstik top, taş köprü, bakır mangal, keten gömlek… vb. örnekler vererek bunlardan belir- ten’in belirtilenin neden yapıldığını gösterdiğini ileri sürmektedirler. Oysa Türkçe Sözlük’te mermer’in 2., tahta’mn 4., lâstik’in 1., taş’m 8., bakır’ın 3., keten’in 2. anlamlan sıfat bölümüne girdiklerine ve -den yapılmış anlamı verdiklerine göre bu takımları isim takımları arasında değil, sıfat takımları arasında incelemek doğru olur kanısındayım.” demektedir (122. s.).

    Terim kitaplarına gelince, bunlardan bazıları “takısız ad tamlaması”na yer verirken bir kısmı da böyle bir tamlamayı kabul etmemiştir.

    1. Hatiboğlu, “takısız tamlama”yı şöyle tanımlamaktadır[14], “iki adın, tamlayan eki ve tamlanan eki almadan anlam bakımından birbirine bağlanması: taş köprü, gümüş tepsi, demir kapı, baş köşe, köşe daire, hayal şehir, devlet baba, toprak ana, çelik karkas vb.”

    Berke Vardar ve arkadaşlarının düzenlediği Dilbilim ve Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü17 adlı çalışmada tamlamalar, tek bir madde altında, “tamlama” başlığında toplanmıştır. Burada belirtili, belirtisiz, sıfat ve zincirleme tamlamalardan söz edilmiş, fakat takısız ad tamlaması terimi sözlüğe alınmamıştır.

    Açıklamalı Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü’nde18 ise “takısız tamlama”ya yer verilmiş ve şu tanım yapılmıştır: Tamlayan ve tamlanan eki almamış ad öbeği: Tül perde, devlet baba, ipek gömlek, toprak ana”.

    1. Topaloğlu’na19 gelince, o, “takısız ad tamlaması”na sözlüğünde yer vermemiştir. Tamlamayı tanımladıktan sonra, bunu isim tamlaması, sıfat tamlaması diye ikiye ayırır. İsim tamlamasını ise, belirli isim tamlaması, belirsiz isim tamlaması diye iki başlık altında tanımlar.

    “Takısız ad tamlaması”na Z. Korkmaz’m hazırlamış olduğu Gramer Terimleri Sözlüğünde20 de rastlanmamaktadır.

    Bu arada çeşitli dil bilgisi ve terim sözlüklerinden derlediğimiz bilgilerde bu konunun terimlerinde genellikle bir ortaklık olduğu görülmektedir, belirtili, belirtisiz (Ancak T. Banguoğlu, M. Ergin ve A. Topaloğlu belirli ve belirsiz terimlerini tercih etmişlerdir.) Terimlerde birleşmek, öğretim için çok önemli olduğu gibi konuları yazmak, tartışmak, birbirimizi daha iyi anlamak bakımından da uyulması gereken bir durumdur.

    Kaynakların bazılarında takısız ad tamlamasının yer alması, bazılarında bundan söz edilmemesi, orta öğretimde bir sorun hâline gelmiştir. Yapılan seminerlerde benzeri konular öğretmenler tarafından dile getirilmiş, tutarsızlıklar üzerinde durulmuştur. Toplantılarda uzmanlardan bu tür tutarsızlıkların değerlendirilip doğru olanının hangisi olduğunun belirlenmesi istenmiştir.

    Takısız ad tamlaması var mı yok mu? Ek almamış iki ad yan yana gelirse, sıfat tamlaması mı, isim tamlaması mı olur?

    Bu sorulara cevap vermeden önce dayanak olarak gösterilen bir iki örneği öncelikle ele almakta yarar vardır. Bundan 1300 yıl önce Orhon yazıtlarında geçen Türk budun örneği emsal olarak gösterilemez. Bu örnek yanında Orhon anıtlarında ikinci kelimesi iyelik eki almış başka örnekler 14 15 16 vardır. Üstelik iyelik ekli olanlar daha sık kullanılır. Bunun gibi Divanii Lügati’t-Türk ve Kutadgu Bilig’de geçen “tivi kuş, arpa aş” da bu günkü sınıflandırmaya dayanak olamaz. İçinde bulunduğumuz ortamda kullandığımız örnekler canlı olduklarından sağlıklı sınıflandırma ancak bu örneklere dayanılarak yapılır.

    Bu kısa açıklamadan sonra şimdi sorulara geçebiliriz. Bu somlar etrafında tartışırken önce dil bilgisi kitaplarında ve terim sözlüklerinde verilen örnekleri toplayalım. “Takısız ad tamlaması” diye bir tamlama türünü kabul edenlerin örnekleri, şunlardır: demir çubuk, bakır kap, yün çorap, tunç bilek, taş yürek, mermer saray, kerpiç duvar, ipek entari, tahta sandık, lâstik top, taş köprü, bakır mangal, aslan asker, tilki çocuk, sırına saç, demir pençe, çelik irade, melek insan, şeytan adanı, pamuk yorgan, altın bilezik, tahta masa, çelik dolap, kiraz dudak, yufka yürek, dev adam, elma yanak, gül hatır, Pamukkale, Beşiktaş, Fenerbahçe, Çankaya, gümüş tepsi, demir kapı, köşe daire, hayal şehir, toprak ana, çelik karkas, tül perde, devlet baba, ipek gömlek, erkek kardeş, üvey baba, Bay Ali, Bayan Ayşe, Savcı Mehmet, Doktor Emre, kepçe kulak, armut kafa, karga burun.

    Sözcük Türleri I’de 6. ve 7. maddelerde verilen örnekler için “6. ve 7. maddelerdeki tamlamalar sıfat tamlamasıdır” diye bir açıklama getirildiğinden bu maddelerdeki örnekler buraya alınmamıştır.

    Örnekleri genel özelliklerine göre önce iki gmba ayıralım.

    1. Taş köprü türünde olanlar. Bu örnek “taştan yapılmış köprü” diye açılabilir. Bu durumda -mış ekinin sıfat-fiil (ortaç) eki olduğunu kabul ettiğimize göre taş köprü, taştan yapılmış köprünün kısaltılmış biçimidir. Dolayısıyla taş köprü sıfat tamlamasıdır.

    Dil bilgisi kitaplarından ve terim sözlüklerinden alınmış olan yukarıdaki örneklerden bu kalıba uyanlar şunlardır: mermer saray, pamuk yorgan, yiin çorap, altın bilezik, tahta masa, demir çubuk, bakır kap, çelik dolap, gümüş tepsi, demir kapı, çelik karkas, kerpiç duvar, tahta sandık, lâstik top, bakır mangal, tiil perde, ipek entari, ipek gömlek.

    Yukarıdaki açıklamaları bu örneklere uygulayabiliriz. Bu durumda verilen örneklerin hepsi birer sıfat tamlamasıdır.

    1. Şeytan adam veya taş yürek sözlerinde ise “gibi olma, benzer olma” kavramları vardır. Bunlardan şeytan adam tamlaması, “şeytana benzer adam”

     

    diye açılabilir. Burada benzer kelimesinde yer alan -r eki, sıfat fiili görevindedir. Dolayısıyla bu biçim bir sıfat tamlamasıdır. Bunun gibi taş yürek örneği de “taş gibi olan yürek” biçiminde açılır, olan kelimesinde yer alan -an, sıfat-fiil ekidir.

    Bu açıklamanın ışığında taş yürek sözü de bir sıfat tamlaması sayılır. Dil bilgisi kitaplarında ve terim sözlüklerinde bu konu ile ilgili verilen örnekler şunlardır: yufka yürek, dev adam, melek insan, elma yanak, kiraz dudak, tilki çocuk, gül hatır, sırma saç, demir pençe, tunç bilek, çelik irade, hayal şehir, kepçe kulak, armut kafa, karga burun, aslan asker.

    Örneklerin geri kalanları şunlardır: Pamukkale, Beşiktaş, Fenerbahçe, Çankaya, köşe daire, devlet baba, toprak ana, erkek kardeş, üvey baba, Bay Ali, Bayan Ayşe, Savcı Mehmet, Doktor Emre.

    Yer adlarından Fenerbahçe (< Fenerbahçesı) Çankaya (<Çankayası) sözleri aslında bir belirtisiz isim tamlamasıdır. Dilimizde benzeri başka sözler de vardır: Edirnekapı (< Edirnekapısı), Mardinkapı (<Mardinkapısı), Paşabahçe (<Paşabahçesi), Kadıköy (<Kadıköyii), Hacettepe (<Hacettepesi), Değirmendere (<Değirmenderesi).

    Pamukkale adı pamuk sözünün özelliklerinden yararlanılarak verilmiştir. Bu sözü “pamuğa benzer kale” veya “pamuk gibi kale” biçiminde açabiliriz. Böylece Pamukkale kuruluş olarak bir sıfat tamlamasıdır. Beşiktaş örneği de Pamukkale örneğine benzer. Yine aynı kuruluştaki Çemberlitaş, yapısından da kolayca anlaşıldığı gibi bu da bir sıfat tamlamasıdır.

    köşe daire tamlaması da bir sıfat tamlamasıdır. “Köşedeki daire” biçiminde açılabilir. Köşe sözüne gelen -deki birleşik ekinin sıfat yaptığını hatırlamak gerekir.

    devlet baba, toprak ana sözleri ise ilgi çekicidir. Burada baba ve ana kelimelerinin özelliklerinden yararlanılmıştır. “Baba gibi koruyan devlet” veya “ana gibi koruyan, saklayan toprak” diye bu tamlamaları açılmış biçimleriyle düşünürsek, burada baba ve ana sözleri isimden sonra gelerek birer sıfat tamlaması kurmuşlardır.

    Bay ve bayan sözlerinin, özel adların başına getirilmesi aslında batıdaki örneklerine bakılarak yapılmıştır. Bunların dilimizde, Ayşe Hanım, Ali Bey gibi daha yaygın olan kullanımları vardır. Bay ve bayan gramer olarak birer isim gibi görülüyorsa da, getirildikleri özel adı niteledikleri için sıfattırlar.

    Savcı Mehmet, Doktor Emre örneklerini, bütün meslek adlarım göz önüne alarak artırabiliriz. Meslek adlarının özel adlardan önce gelmesi olağan bir durumdur. Bu örneklerde “savcılık” ve “doktorluk” vasıfları, getirildikleri isimlerle birlikte birer sıfat tamlaması kurmuşlardır.

    Erkek kardeş tamlamasının bir de kız kardeş, üvey kardeş, küçük kardeş gibi şekillerinin olduğunu ve erkek, kız, üvey ve küçük kelimelerinin belirleyici görev üstlendiklerini düşünürsek, bunların sıfat olduğunu kolayca bulabiliriz.

    Bu arada, öğrencilerimizin sorduğu kara kalem yapısında bir başka örneği de burada açıklayalım. Bu örnekte de kara bir renk adıdır ama onun da “karalık” özelliğinden yararlanılmış ve kara sözü kalem ismine bir sıfat olarak getirilmiştir. Ayrıca bu tür örneklerin de “kara renkli kalem” biçiminde açılabileceğini renkli sözündeki -li ekinin sıfat yaptığını hatırlatmamız gerekir.

    Şimdi sıra şöyle bir soruya gelebilir. Peki çevrebilim, halkbilim, dilbilim, anlambilim, kökenbilim, toplumbilim, Halkbank, Marmara Bira gibi şekiller kuruluş bakımından nedir? Bunlar da iki isimden oluşuyorlar. Bunlara takısız ad tamlaması mı, sıfat tamlaması mı, belirtisiz isim tamlaması mı diyeceğiz?

    Bu örnekler, birer belirtisiz isim tamlaması olup doğru ve kurallı şekli çevre bilimi, halk bilimi, dil bilimi, anlam bilimi, köken bilimi, toplum bilimi, Halk Bankası Marmara BirasMır. Bunlara takısız ad tamlaması diyemeyiz. Olsa olsa bu hâlleriyle bunlar, birer cümle olurlar.

    Ya Radyo Tek, Radyo Birlik, TRT 1, TRT Avrasya, Butik Haşan gibi kullanımlar?

    Bunlar da Avrupa dillerinden aldığımız Türkçeye yabancı olan kalıplardır.

    Kendisiyle tanıştığım, sohbetlerini zevkle dinlediğim T.N. Gencan’ın ruhu şadolsun. Karşı çıkanları şekilcilikle suçlamıştır. Ondan sonra “takısız ad tamlaması” bahsi ne de dallanıp budaklandı. Bu günkü örneklerini görseydi, herhalde o da hayretini gizlemez bu olumsuz gidişe “dur” derdi.

    Bilinçsizce Türkçeye sokulan bu tamlamaları kullanmaktan vazgeçmeliyiz. Türkçenin söz dizimini (sentaksını) olumsuz yönde etkilemekte olan bu kalıplara itibar etmemeliyiz.

    Türkçeyi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmaya çalışırken bir başka dilin boyunduruğuna sokmamalıyız. Bu boyunduruk, verilen örneklerde görüldüğü gibi kelimelerle ilgili değil, dilin iskeleti olan cümle kuruluşlarıyla, kelime gruplarıyla ilgilidir. Bu bakımdan bu gidiş, ileride bizi düzeltilmesi zor, ağır sonuçlarla yüz yüze bırakır.

    Bir dergi yazısı içinde takısız ad tamlamasıyla ilgili görüşleri toplamaya ve değerlendirmeye çalıştım. Görüldüğü gibi pek çok dilci, gramerci, uzman “takısız ad tamlamasını” kabul etmemektedir.

    okuyunuz, okutturunuz.

    Bu konu ile ilgili verilen örnekler, yukarıda açıkladığımız gibi şekilce eksiz bir tamlama olarak kalıplaşmış ve dile bu hâlleriyle yerleşmiş olmalarına rağmen bunların bir bölümünün belirtisiz isim, bir bölümününse sıfat tamlaması olduğu açıkça görülmektedir. Bu tür örneklerin sayısının az olmadığını unutmamak gerekir. Bu bakımdan eksiz tamlama yapısında olanların, anlamdan ve görevden hareket ederek bir bölümü sıfat bir bölümü ise, belirtisiz isim tamlamaları içinde toplanıp işlenmelidir. Bu görüş çerçevesinde üçüncü bir eksiz ad tamlamasından söz edilmemesi ve ayrı bir sınıflandırma yapılmaması kanaatindeyim.

     

    [1]      Tahir Nejat Gencan, Dilbilgisi, TDK, İstanbul 1966.

    [2]       Mustafa Güveli “Neden Ad Takımı Değil De Sıfat Takımı” Türk Dili XIX. c. 210. sayı 1969.

    [3]      T.N.Gencan, “Dilbilgisi Sorunları”, Tiirk Dili XX. c. 213. sayı 1969.

    [4]       Muzaffer Kamadan, “Ortaöğretimde Dilbilgisi Sorunu”, Tiirk Dili XX. c. 216. sayı 1969.

    [5]      Semra Hamt, “Türkçede Takısız Tamlama Yanılgısı”, Çağdaş Tiirk Dili 57. sayı 1992.

    [6]       Ali Türkseven, Takısız Ad Takımı Olabilir Mi?-1″, Çağdaş Tiirk Dili, sayı 77/78 1994.

    Ali Türkseven, “Takısız Ad Takımı Olabilir Mi?-2”, Çağdaş Türk Dili, sayı 88, 1995.

    [7]       Süreyya Eryaşar, “Takısız Ad Tamlaması” Çağdaş Tiirk Dili, sayı 85, 1995.

    [8]      Vecihe Kılıçoğlu “Dilimizin Bir Meselesi” Tiirk Dili III. c. 36 sayı 1954.

    [9]      Yöneten ve Yayıma Hazırlayan Prof. Dr. Doğan Aksan, Neşe Atabay, Dr. İbrahim Kutluk, Sevgi Özel

    Sözcük Türleri /, TDK, Ankara 1976.

    [10]   Dr. Tahsin Banguoğlu, Ana Hatlarile Türk Grameri, İstanbul 1940.

    [11]   Tahsin Banguoğlu, Türkçenin Grameri, Baha Matbaası, İstanbul 1974.

    [12]    Dr. Muharrem Ergin Türk Dil Bilgisi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi yayınlan no: 785, İstanbul

    1958.

    [13]   Haydar Ediskun, Türk Dil Bilgisi, Remzi Kitabevi, İstanbul 1963.

    [14]    Prof. Dr. Vecihe Hatiboğlu, Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü, TDK. Ankara 1972.

    ÖABT
    16 Temmuz 2018

    Üye OlŞifremi Unuttum

    Milli Eğitim Bakanlığı, sözleşmeli öğretmen alımının hangi usul ve esaslara göre yapılacağı, 3 Ağustos 2016 tarih ve 29790 sayılı  Resmi Gazete’de ya... Devamı

    2018 KPSS’de yüksek bir puan elde etmeyi ya da rakiplerinize fark atmayı planlıyorsanız 6 sorunun sorulduğu Güncel Bilgiler ve Kültürel Olaylar bölüm... Devamı

    2017 okullar ne zaman kapanıyor? 2016 - 2017 eğitim öğretim yılı içinde okullar yaz tatiline Haziran ayının tam kaçında başlayacak. İşte tatil planı ... Devamı

    2017 Yılık Öabt (Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi) Ösym’nin son yayınladığı takvime göre işte sınav uygulama ve sonuç açıklanma tarihi… 201... Devamı

    Öabt braşları şunlardır: Türkçe Öğretmenliği İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Co... Devamı
    Webmaster Sosyal Ağı
    wm sosyal
    Kategoriler
    İstatistiklerimiz
    Yandex.Metrica
    KPSS ÖABT UYGULAMAMIZI İNDİRİN
    Get it on Google Play